|
|
HEDEFE DOĞRU
MENDERES ÜNER
Bu
ligin ömrü azaldıkça puan alma telaşları da o kadar artıyor.Eeee
işin içinde telaşe olunca da bazen her şey birbirine karışıyor.
Tıpkı Erzincan maçında olanlar gibi.Aslında yenilik yapmak,değişimi
aramak heyecan katsayısını artırır.Beklentileri de, bilinmezliğin
cazibesiyle ve biraz hayal karışımıyla uçlara götürür. Fakat,artık
futbolda tüm dünyanın karar kıldığı bir konsensüs var;Orta saha
savaşlarından mutlaka galip çıkacaksın...Kim bilir, belki Avni hocam
orta sahayı topluca Erzincan kalesinin önüne götürüp işi çabucak
bitirmek niyetindeydi.Bekçi olarak sadece Aykut vardı göbekte. O da
her yere yetişemeyince,bu sefer gerideki "ikiz kuleler" ve özellikle
Metin in koridoru sallanmaya başladı.Nitekim, iki yoklamadan
sonra,24 de geliyorum diyen Erzincan ın sayısı yazıldı tabelaya.
Takım belkide
ilk kez bu denli kendi felsefesinden uzak oynuyordu sahada.Çok iyi
bildikleri,seyir zevki yüksek,ayağa pasları oyunu ters kanada
yıkmaları ve ince ara toplarıyla defans arkasına adam kaçırmaları
ümitle bekledik durduk...İlerde Onur bu sefer çok "garip"
kalmıştı.Top alabilmek için çırpındıkça sinirlendi.Ve zaten eli
sürekli cebinde gezen siyah formalı beyefendi ona sarı kart
göstermekte gecikmedi.Bu sarı, aynı zamanda Avni hocayı da harekete
geçirdi.Baktı ki,sahada hayal ettikleriyle oynanan oyun çok
farklı,radikal bir kararla kenarda ısıttığı Muğdat’ı aldı içeri.Onur
u yanına çekerek, olası kırmızının şerrinden de korumuş oldu. Devre
bitmeden, kısmet Mevlüt’ün önüne düştü. O da güzel bir dömivole ile
topu ağlara yapıştırarak soyunma odasına biraz huzur ve çokça umut
taşıdı...
İkinci yarıya
yine bir değişiklikle başladık.Sağ açıkta oynamaya "çalışan" Selo
nun yerine Ahmet sürüldü sahaya. Böylece göbekteki ikili klasik
haline döndü.Artık Muğdat ve Tenten değişimli olarak sağ dış ve
forvet arkasında öldürücü tuzaklar hazırlamaya başladılar.Nitekim bu
iki "seyyare"mayına yapılan kural dışı hareketler sonucunda
kazanılan faullerden dolayı,iki yan toptan 2 gol çıktı. Birisi, ilk
yarının uyuyan dev i Volkan Kurt’tan, diğeri de ona nazire yapan
Metin den...
Bana göre bu maçın asıl yıldızı Avni hocaydı. Öyle inanıyorum ki,
geçen 2 haftada kaybedilen 5 puanı telafi etmek ve bol gollü bir
galibiyetle Gazi ye gelen taraftarları coşturmak için hücum yönü çok
güçlü bir takımla başlamak istedi oyuna. Bu, mantık olarak doğru bir
yaklaşım olabilirdi.Fakat teorideki sistem sahaya yansımayınca hemen
B planına dönmesi Avni hoca için kocaman ARTI olarak kazındı
hafızalara.Yaptığı hamleler ile hem sistem değişikliğine gitti,hem
Onur Garip i kırmızıdan çekip aldı hem de,bağıra bağıra gidiyorum
diyen maçı geri çevirdi.
Şimdi,BİZİM ÇOCUKLARın Kastamonu taraftarına bir borcu var.Erzincan
karşısındaki kötü futbola ve yenik durumda oynarken bile hiçbir an
ümidini kaybetmeden,sizi bağrına basan,size "güvenen" bu insanlara
Bulancak maçında güzel futbolunuzu sunun lütfen. Maç
sonunda,taraftarla kucaklaşmanızdaki samimiyet ve yüzünüzdeki sevinç
ışıltılarından ben bu işareti gördüm.Zaten, siz bir daha isteseniz
bile böyle "anti futbol" oynayamazsınız. Çünkü sizler çok özel,çok
çalışmış ve defalarca testlerden geçip "OLUR" diye sahaya sürülmüş
Türkiye’nin güzide yeteneklerisiniz.En iyi bildiğiniz şeyi yapın
yeter.Takım ruhu ve ARKADAŞLIK...90 dakika boyunca hem rakibe,hem
seyirciye ve en önemlisi de FUTBOL a saygı duyarak mücadele edin
lütfen. Çünkü GAZİ ye gelen insanlar 3 puan ı yavan olarak değil de
çağdaş futbolla süslenmiş olarak kutlamak istiyorlar.
Bu arada maç sonunda 70 yaşlarında bir amcayla tanıştım
tribünlerde.Biraz sohbet ettik.Takım nasıl amca diye sordum... Ben
bu çocukları çok seviyorum dedi.Çünki, hepside çok genç ve hepside
son derece terbiyeli,EFENDİ çocuklar dedi.Bunları söylerken yüzünde
öyle güzel bir mutluluk ve huzur vardı ki...Sizinle bir kez daha
gurur duydum. Yolunuz açık olsun BİZİM ÇOCUKLAR...
11.11.2008
Eski Tarihli Yazıları
10.09.2008 -
Bizim Çocuklar
23.09.2008 - Bu Hafta Çabuk Geçecek
08.10.2008 -
Umuda Yolculuk
|