|
|
YÜRÜMEYE DEVAM ET KALBİNDEKİ UMUTLA
MUSTAFA AFACAN
KSK, "Erzincan`da bir kuş var, kanadında gümüş var" türküsüyle yolcu
ettiğimiz şark yolculuğundan “ellerim bomboş, yüreğimde bir hüzün”
şarkısıyla geri döndü. KSK`lı çiçek çocuklar eğer Erzincan`ın tulum
peynirini tatmamışlarsa sadece ona üzülsünler, kaybettikleri
puanlara sakın ola.
Bu bir lig, hem de uzun ve kalın bir heyula kobra azametinde bir
lig. Bu maraton, yola pusu atan her canavarın pençesinden,
lanetinden, ihanetinden sıyrılıp, finişe alnında gram leke sürmeden
varılacak özverili bir emek. Bu yolculukta elbet nasibe her zaman
kaymaklı ekmek kadayıfı düşecek değil, eh bazen de kol böreği ikram
edilecek. Hepsine eyvallah.
Elbet bir gün sevincimiz şelale gibi akacak şehre. Dolaşacak neşe
ara sokaklarında dahi, bu saçları hiç okşanmamış kentte. Bazı günse
gözyaşlarımız sonbahar yağmurlarını aratmayacak, ağladığımızda
elbet. Muhakkak yengi de var, yenilgide bu yolda. Ama tek bir şey
yok kitabımızda; yılgınlık. Hele daha ilk dakkadan enseyi karartmak
hiç yok. Sözü karamsarlığa yatırmayı, dünyanın sonunu getirmeyi,
küsmeyi kimse aramasın bu seneki yolculuğun kitabında.
Bu çocukları koysan Bankasya ligine hiç biri sırıtmaz, paşa paşa
topunu oynar. Ama alttan saydığında 5. lige tekabül eden bu
klasmanda, öğrendikleri topu oynamaları çok zor. Onların gördükleri
futbol eğitimi ile şimdi oynadıkları ligde oynanan oyun pişti
olmuyor çünkü. Vur topa koş peşine şeklinde
karikatürleştirebileceğimiz, herkesin topun olduğu alanda biriktiği
bir harala gürele içinde bu çiçek çocuklara allah akıl fikir versin.
Erzincan takımı da zaten koca bir ikinci yarıda topu havaya dikerek
bizim çocukları alt etmeyi becermiş. Üstelik bu çocukların karşısına
rakip olarak çıkan en papazından kaşarına topçu artıklarının bacak
aralarından her beş yediklerinde deneyecekleri en ince faulden, en
rezil kemik sesi getiren girmelerini de bu sezon hesaba katmak
durumundayız. Bu ligde kalite olarak en tepedekinin en tırıvırı
takımı yenmesi anasının nikahını almaktan daha zor.
Oysa bu çiçek çocuklar sadece bize hediye değil, aynı zamanda rakip
takım taraftarlarına da bir lütuf. Kaç şehir tarihinde adam gibi tık
tık top oynayan böyle bir takım görmüştür acep.
Bir maçta yenilmek çiçek çocuklarımızın ayarından gram eksiltmez.
KSK ligin ilk aşamasında alacağı maksimum 3 yenilgiden ilkini aldı.
Daha sahada kaybedeceği 2 maç, beraberlikle ayrılacağı maksimum 3
karşılaşma daha var. 18 maç sonunda toplayacağı minimum puan 39’dur.
Bu rakamın üstü olur, altı olmaz. Madara olmak pahasına buyurun
bizim hesap kitabımızda budur.
Zaten gerçek futbolseverlerin KSK’dan istekleri bu sezon şampiyonluk
filan değil. Oynadıkları Brezilya-Alman kırması futbol zaten
kanımızı kaynatmaya yetiyor da artıyor bile. Bizim asıl isteklerimiz
topçulardan değil, yönetimden. İsteriz ki bu sezon Gençlerbirliği
ile girişilen proje sadece şampiyonlukla sınırlı kalmayıp,
önümüzdeki seneleri de kapsayan bir altyapı programına dönüşsün. KSK
yönetimi öyle kutlu bir işe soyunsun ki, Kastamonu’dan çıkan ünlü
topçu deyince hemen İskender diyen ezberimizi bozacak kadar çok
topçu yetiştirmenin kapısını bu sezondan itibaren aralasın.
Gençlerbirliği ile başlayan beraberlik yalancı bahar olmasın. KSK
yönetimi önüne öyle hedefler koysun ki, alt yapı çalışmasını sadece
KSK ile sınırlı tutmayıp, Orman, Köy Hizmetleri, Yol kulüplerini de
bu halkaya ilave etsin. Hatta YİBO’ları futbolcu fabrikasına
çevirmenin yollarını bulsun.
KSK Erzincan’da gidiş yolunun doğru, ama sonucun yanlış olduğu bir
sorudan sıfır puan çekerek evine geri döndü. Hoş geldiler, sefa
geldiler. Onların gönlümüzdeki köşkleri kıytırık puanlarla ölçülecek
kadar küçük değil.
* You’ll Never Walk Alone
Kastamonu Gazetesi
Mustafa Afacan - 12.09.2008
Yazara Mail Gönder
|