|
|
RESİTAL
MUSTAFA AFACAN
Alkaram, çatalkaram,
gönül yaram oy. Deryanda bir damla tuz olayım oy. Alına aşkı, karana
hüznü yatırdım, bu sevdanın hükmünü müebbete kestim oy.
Pazar günü Gazi’de öyle bir futbol resitali vardı ki sormayın gitsin. Bi
kere bu çocuklar üzerinde emeği olan herkese teşekkür edelim.
Sayelerinde hepimiz gönlümüzü tıka basa sahici futbolla doldurup güzel
bir hafta sonu geçirdik. Bir daha yazalım da duymayan kalmasın, bu
takımın içine 3-5 Afrikalı at, Süper Lig’in altını üstüne getirsin.
Öyle bir takım ki Alkaralar, inanın bu takıma mağlup olmak bile
rakiplere zevk veriyordur. Hani öyle kadrolar gördük seneler boyu, maç
bir an önce bitse de gitsek tadında. Öyle topçular gördük hani sahada,
karnı burnunda hamile kadından daha çok acı çekercesine top oynayan.
İşte Alkaralar’ın önceden en büyük farkı top oynamaktan zevk almaları.
Hani mahalle arasında harala gürele maç yapan yumurcaklara anaları,
babaları seslenirler ya “akşam oldu haydi eve” diye de, onlar da koro
halinde “beş dakka, beş dakka” diye karşılık verirler. İşte tam da öyle
çiçek çocuklarımızın haleti ruhiyeleri. Yenmek neymiş bu sene, yenilmek
neymiş. Kim bakar skor tabelasına, puan cetveline. Yekûnumuza valla
sahada oynanan o tık-tık top yetiyor, gerisi hava cıva. Mesela, Uğur’un
auta giden topları bile seyredene acayip zevk veriyor. Demek ki sol
ayağın getirdiği estetik, demek ki solun güzelliği.
Alkaralar, Ünye maçında alışılmışın aksine ön sevişmeyi kısa tutup, ilk
20 dakkada iki gol atarak tam Türk işi yaptılar. Kulelerden birinin
hatasından yenilen golden sonra oyun kurgusunun bozulmasını
gençliklerine vereceğiz, kusur değil. Hakemin gerek kazandığımız
penaltıda, gerekse de ikinci golümüzde takdir hakkını tarafımıza
kullanmasını ise “güzel futbol”a verilen prim olarak göreceğiz. Umarım
artık sahalarda “yenemiyorsan yenilme” şeklinde formüle edilen “yobaz
futbol”un devri kapanır, aklı fikri gol’de olan “ütopik futbol”un pırıl
pırıl sayfası açılır.
Ünyespor teknik ekibinin maç başında oyunu germe, seyirciyi galeyana
getirme taktiklerine çamurla bir yere varılamayacağını erken anlayıp son
vermesiyle sahadaki futbol daha bir güzelleşti. Demek ki teknik ekipler
deplasmandan yenilmeden dönüp ömürlerini birkaç hafta daha uzatma
telaşına düşmeseler sahadaki güzel futbolun içine de etmemiş olacaklar,
ama o hocalar kim bilir nerde?
KSK, öyle bir takım ki, böylesi bir kardeşlik, böylesi bir omuzdaşlık
daha buralarda zinhar görülmedi. Maç başlarken yaptıkları duadan tutun
da, gol sonralarında sevgi yumağı olmalarına dek. Çıkan oyuncunun,
yerine girenden daha çok sevindiği başka bir takım gördük mü acep?
Tanrı’dan tek dileğimiz bu sene her şeyin çiçek çocukların gönüllerince
olması.
Bu sezon genzimiz yırtılana kadar, dudaklarımız çatlayana kadar,
soluğumuz bitene kadar alkaraları destekleyeceğiz. Bu yol beraber
yürünecek, kupa beraber kaldırılacak. Ama daha gözlemci kalemi cebine
koymadan sahaya inerek değil, taraftar kardeşlerim. Alkaralar bu sezonun
tozunu atar meraklanmayın, sakın ola seviniyoruz derken kulübe ceza
aldırıp yollarını tıkamayalım.
Hakemin aleyhimize verdiği penaltıya sevindik, keza vuruşu
kurtaracağından zerre şüphemiz olmayan milli kalecimiz Şener’i doyasıya
alkışlamalıydık. Bizi yanıltmadı Şener, helal olsun.
Gümüşhane, son iki hafta oynayacağı rakiplerini yenip alt tarafı
temizlesin diye umut ederken, sanırım futbolun vicdanı Alkaralar’ın ilk
yarıyı ikinci sırada bitirmesini kabullenmeyecek. Büyük olasılıkla
haftaya dış sahadan lider olarak dönecek çiçek çocuklar. Gel de kendini
şimdi Araklı yollarına vurma…
Not: Tribün kapılarının (bu hafta da) saat 14.00 de kapalı tutulup,
seyircinin kapılara yığılması yine maç organizasyonu adına eksi puandı.
Hele kapıda görevli polis memurunun kapıyı 14.30’da açacaklarını
söylemesi, taraftar ile polis memurları arasında bir tartışmaya dönüşmek
üzereydi ki, görevliler kapıyı açtılar. Eski açık tribüne seyirci
alınmışken, kapalıya neden seyirci almak için 14.30 beklenir anlaşılması
zor. Ayrıca seyircinin kapıda birikip, aynı anda tribüne girecek olması
üst-baş aramasını da zorlaştırdığı için daha kafadan bir güvenlik
zafiyetini gündeme getirmekte. Maçı, sadece 90 dakika olarak gören
anlayışı eleştirmek istiyorum. Maç, bir hafta sonu eğlencesidir, lütfen
artık farkına varıla.
Kastamonu Gazetesi
24.10.2008
Yazara Mail Gönder
|