|
|
Canınız Sağolsun
Çiçek Çocuklar
MUSTAFA AFACAN
Ziyan etmez çiçek
çocuklar, şarka sınır kapısından eli boş dönmeniz. Hatta sırf Divriği
Ulu Camii`nin bir mübarek taşının yüzü suyu hürmetine valla o muhterem
topraklarda değil üç puan, şampiyonluk bile bırakılır. Osmanlı’nın Mimar
Sinan dahil yekun mimarlarının yarışıp da estetik olarak bir türlü
üstüne çıkamadıkları Divriği Ulu Cami uğruna değil puan, dünya feda
olsun. Cumhuriyet mimarlarının yanında adlarının bile hikaye kaldığı
muhteşem Divriği Ulu Camii yanında sözü mü olur hiç yengilerin
yenilgilerin. UNESCO`nun Türkiye`den dünya mirası olarak kabul ettiği
ilk eser Divriği Ulu Camii’dir, yani dünyanın gözünde o kadar değerli.
Hoş, yurdum insanının zerre umurunda olmasa da.
Yenilginin hüznünü bir tarafa bırakın aslanlar, siz o mübarek caminin
gölgesine 2000 kilometre yol teperek ulaşıp gözümüzde artık "hacı"
oldunuz. O caminin, o muhteşem eseri yaratanların, bin yıldır tozdan,
topraktan, düşmandan koruyanların duaları size ömür billah yeter hiç
meraklanmayın.
Çiçek çocuklar! Boş verin vallahi; hiç mesele değil Divriğispor'a
tırışkadan üç puan kaybetmek. Yenilmek sizi zerre kadar eksiltmez,
gökteki yıldızların yanına yerleştirdiğimiz kıymetinizden. Yine
kalbimizdesiniz, yine hani o Divriği Ulu Camii`nin muhteşem giriş
kapısında ki çift başlı Selçuklu Kartalı gibi bu alemin kartalısınız,
aslanısınız, küheylanısınız.
Biz de işi telaşa sardırmayalım sakın ola taraftar tayfası olarak. Hatta
kafamıza toka takalım, ama bu tırışka üç puan kaybını takmayalım. Lig
bu, daha kimler kimleri devirir. Önemli olan rakiplerimize yenilip 6
puan zarara girmemekte. Mesela bir yenilgi hakkımızı da Ünye`de
kullanalım. Ünye takımı Gazi`ye çıkıp aklı futbolda olan tek takımdı
çünkü. Gümüşhane gibi işi germeye, Bafra gibi yerlere serilmeye tenezzül
etmeden çıkıp topunu oynadı Ünye. Telaşa gerek yok dostlar, 8`de 7
galibiyet çektik mi paşa paşa "kapanış ligi"ne çıkarız.
Alkaralar ligin "vur dibine koş peşine" felsefesi ile top oynayan diğer
tüm takımlarından farklı bir kafa yapısına sahip. Bu nedenle değerlerini
iyi bilelim. Değil şehri cenaze evine çevirmek, bu yenilgiyi onlara hiç
hissettirmeyelim dahi. 4 günde 2000 kilometre yol tepip, zorlu Araklı
deplasmanından sonra illaki zihinlerinde fazla da önemsemedikleri lig
sonuncusu karşısında puan kaybetmelerini "hoş" karşılayacağız. Bu çiçek
çocuklarla beraber bu yolda beraber pişeceğiz. Yönetim de pişecek,
teknik kadro da pişecek, taraftar da pişecek.
Ayrıca çiçek çocukları kutlamak da gerekiyor, üç-dört aydan beri
Kastamonu`da olmalarına rağmen kırk yıllık Kastamonulu gibi davranıp
denizden geçip derede boğuldukları için. Tam Kastamonuluya özgü, son
anda bir çuval pirinci bok etmek refleksi. Demek ki bazı özellikler
genetik aktarım harici, hava ile su ile de bünyeye geçebiliyormuş.
Şimdi oturup önümüzde ki hafta sonu oynanacak gurubun diğer
karşılaşmalarının sonucunu bekleyeceğiz.. Diğer takımların kendilerine
seçtikleri hedefe göre gözlerini karartacakları bir döneme giriyoruz
artık. Mesela, hocasına yol verip Aldoğan Argon`la anlaşan Erzincan`ın
sahaya önceye göre daha istekli çıkacağı aşikar. İlla şampiyonluk
mücadelesi yok ki, altta da klasman gurubu mücadelesi tüm ateşiyle
alevleniyor.
Alkaralar, bu yıl ligde topladıkları puanın çok ötesinde, Kastamonu`da
sönmeye başlayan futbol ateşini yeniden yakarak çok hayırlı bir işe imza
attılar. Geçen sezon en dananın kuyruğunun kopacağı maçlara bile bir
düşünün acep kaç taraftar geliyordu. Koca bir şehri "böyle gelmiş, böyle
gider" küsmüşlüğünden kurtardı çiçek çocuklar. İşte asıl değerleri de
zaten burada. Maç günleri statta bir etrafınıza bakın, en son maç
biletini seneler önce almış nice futbolseveri göreceksiniz.
Bir ateş yaktı çiçek çocuklar. Etrafında ısıtıyoruz yıllardır futbol
namına aç kalmış gönüllerimizi. Varolsunlar ki her maç günü ya koşa koşa
stat kapısındayız, ya telefon başında. Bu sevda bitmez.
Kastamonu Gazetesi
31.10.2008
Yazara Mail Gönder
|