|
|
UMUDA YOLCULUK
MENDERES ÜNER
3.lig 4. grupta 6. hafta geride kaldı.6 maç sonunda bizim çocuklar 3
galibiyet,2 beraberlik ve 1 yenilgi alarak 11 puan topladılar. 6
puan deplasmandan, 5 puan evimizden. Tablo, ne çok iyi nede çok
kötü.Alışma dönemiydi diyelim de kendimizi teselli edelim.Önümüzde
ilk devre için 3 maç kaldı. Alınabilecek 9 puan var ama en azından 7
puan da hiç fena sayılmaz.
Son 3 maçı şöyle bir değerlendirmek istiyorum. Gümüşhane maçı,son
yıllarda izlediğim seyir zevki yüksek ve en keyifli maçlardan
biriydi. Sağanak yağmur altında ve dolu tribünler. Coşkulu
taraftarlar ve sahada maçı kazanmak adına 90 dakika her şeyiyle
mücadele eden çocuklar. Kendimi, İngiliz Premier liginde maç izliyor
gibi hissettim. Eğer,Gümüşhane de bizim çocuklar kadar futbol
oynamaya çalışsaydı bu keyif çok daha katlanacaktı.Deplasmanda 1
puana yatmayı anlarımda,bu 1 puanı alabilmek için her fırsatta
yerlerde yatmayı içime sindiremedim.
Bu maçtan 3 gün sonra, Kastamonu için zorluk derecesi çok yüksek,
Sürmene için ise ligde var olabilmek adına büyük anlamı olan
perşembe randevusu vardı Samsunda… Koskoca 90 dakikanın tamamını
hovardaca harcayan,birçok gol pozisyonunu PAS geçen çocuklar aynı
zamanda Kastamonu taraftarlarının kalp sağlığını da test etti.90 ve
91. dakikalarda gelen goller oksijen çadırından normal odaya geçirdi
bizi. Bu aynı zamanda sonuna kadar pes etmeden mücadeleye devam
etmek gerektiğini de tekrar kazıdı akıllara..
Ve yine 3 gün sonra ve yine çok zor bir maça geldi sıra.5 Ekim pazar
günü gazi stadı hınca hınç doluydu. Üstelik Bafra dan gelen
misafirler! de vardı. Bizim çocuklar belki de bu sezonun en kötü
futbolunu oynadılar. Belli ki,8. günde 3. maç hem bedenleri, hem de
zihinleri yormuştu. Bugüne kadar sadece kendi anne babalarının
izlediği maçlar oynayan çocuklar 4-5 bin kişinin karşısında ve
kendilerini çok seven, çılgınca destekleyen seyirciye karşı
taşıdıkları sorumlulukla gol peşinde koşmaya başladılar.Aslında
baskıda kurdular.Ama orta sahada kaptırılan bir top ve dengesiz
yakalanan defans kurgusuyla şok bir gol geldi Bafraspor’dan. Sonrası
ise sadece futbola ihanetti. Üstelik 1.lig tecrübesi olan hakem
kardeşimizin gözleri önünde.Her ikili mücadelede yerde yatan yatan
bir futbolcu,sahaya giren sağlıkçı,sedye, dışarı taşınma ve çizgiyi
geçince birden iyileşiveren sporcu! kardeşlerimiz.
Şunu sorgulamak istiyorum: Sahada futbol oynamaya çalışan bir
takım var.Buna karşılık oyunu soğutmaya çalışan rakibi.Bu durumda
hakeme düşen görev ne olmalı? Bunu hakem camiasının takdirlerine
sunmaktan başka ne denebilir ki...
4-0’lık Divriği maçından sonra tek uyarıda bulunmuştum. "Yakaladın
mı atacaksın" Bafra maçında bir çok kez yakaladık ama atamadık. Eh
kısmet böyleymiş, bazen girmez o top içeri. Ayrıca, her takımın bir
yada bir kaç kez kötü oynama hakkı vardır.Biz kötü oynadık ama
yinede galibiyet için şanslar yakaladık.her şeye rağmen 1 puanda 0
puandan iyidir.
Şimdi,12 Ekim Pazar günü Cebeci stadında çok güzel bir müsabaka
oynanacak. Bizim çocukların ATA yurdunda. Sevgili Kastamonulular,
eğer imkanınız varsa gelip bu maçı izlemenizi tavsiye ederim.
İnanıyorum ki, beklentilerimizin üzerinde güzel bir futbol çok iyi
bir sonuçla selamlayacaklar anne ve babalarını BİZİM ÇOCUKLAR...
Çünkü biz öyle istiyoruz.
08.10.2008
|